Akdamar Adası

Akdamar adası, Van’a yolunuz düşerse görmeniz gereken ilk yer. M.S. 10. yüzyılda Ermeni kralı Gagik tarafından yaptırılmış olan kilise Van’ın Gevaş ilçesinde bulunuyor. Havaalanından 45 dakikada ulaşabileceğiniz, Van-Bitlis yolu üzerinde bulunan iskeleden adaya motorlarla ulaşım yapılıyor.

Motor sizi küçük şırıltılarla dalgalanan Van “Denizi”nin üzerinden süzülerek taşıyor Akdamar Adasına… Efsanenin anlattığına göre burada yaşayan keşişin kızı bir müslüman gence aşık olur. Tamara, her akşam bir fener yakar, genç adam da bu ışığa doğru yüzüp sevgilisine kavuşur. Bir gün keşiş durumu anlar ve feneri kayalıkların olduğu yere taşır. O akşam yine genç ışığa doğru yüzer, ancak kayalara doğru sürüklenir ve “Ah Tamara!” diyerek can verir. Bu haykırış, zaman içinde Türkçeleşir ve Akdamar ismini adaya armağan eder.

Adaya çıkarken durgun gölün Gevaş’ın tepeleriyle birleştiği muhteşem manzara eşlik ediyor size. Kilise de merdivenleri çıktıkta sonra hemen önünüzde yükseliveriyor. Çok büyük olmamakla birlikte etkileyici bir mimarisi olan bu yapı özellikle yıpranmış duvar resimleri ve gizemli atmosferi için mutlaka ziyaret edilmeyi hakediyor.

Kilisede yılda bir kez ayin de düzenleniyor artık. Eğer o gün giderseniz adayı çok canlı bulabilirsiniz. Adada, piknik yapmak için banklar ve hediyelik eşya da bulabileceğiniz bir cafe de mevcut.

Size son tavsiyem Van Gölü’nün sularına dokunmadan geri dönmemeniz. Sodalı su, kadifeye dokunmuş hissi veriyor insana. Unutmadan hatırlatalım; motora bindiğiniz yere doğru baktığınızda gördüğünüz dağ, Vizontele filmine konu olan Artos Dağı. Manzarayı bir yerden gözüm ısırıyor derseniz, aklınızda bulunsun.

[wpg_thumb]


Save to foursquare

Paylaşın...Print this pageShare on Google+Share on TumblrPin on PinterestTweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir