Rumeli Feneri-İstanbul

İstanbul’un Karadeniz’i karşıladığı iki gözcüden biridir Rumeli Feneri. Özellikle hafta sonu gezintileri için bir Sarıyer rotasına mutlaka dahil edilmesi gereken, boğazın serin ve hırçın denizle buluştuğu güzel bir balıkçı köyü burası.

Rumeli Feneri’ne otobüsle veya aracınızla gelebilmeniz mümkün. Sarıyer’e indikten sonra, Koç Üniversitesi’nin yandan geçen ve size muhteşem bir manzarayla eşlik eden yolu izleyerek önce Garipçe‘ye, sonra da Rumeli Feneri’ne ulaşabilirsiniz. Mutlaka fark edeceksinizdir ama ben yine de söylemeliyim: üniversiteyi geçtikten sonra sağ tarafınızdaki ağaçtan perde bir ara açılacak ve harika bir boğaz manzarası sizi selamlayacak. Aracınızla geliyorsanız burada durup bir iki fotoğraf çekmeyi ihmal etmeyin.

Fenerin olduğu yerin tam altında bir balıkçı restoranı bulunuyor. Aynı zamanda çay da içebileceğiniz bu mekanda ister kısa bir mola verebilir, isterseniz de balıkların tadına bakabilirsiniz. Aşağıda sahilde, tam iskelenin kıyısında başka bir balık lokantası da bulunuyor. Malesef bu iki mekanın size nasıl bir lezzet vaaddettiğini bilemiyorum, ama kıyıdaki lokantada sadece birşeyler içmek mümkün değil.

Fener manzarasının tadını çıkardıktan sonra, geri dönüşte sağ tarafta kalan ve “kale” diye sorduğunuzda herkesin gösterebileceği Anadolu Feneri Kalesine uğramalısınız. Burası eski bir Ceneviz Kalesi ve bir kısmı halen ayakta. Çok güzel fotoğraflar çıkarabileceğiniz fotojenik bir görüntüsü olan bu mekan çevre düzenlemesi yapıldığında muhteşem bir tesis olabilir. Ama bu haliyle de gayet güzel zamanlar geçirebilirsiniz. Kalenin altındaki kayalık sahile kadar iniyor ve rahatlıkla yürüyebileceğiniz kadar düz. Artık Karadeniz kıyısı olan bu yerde karşıdan Rumeli Feneri’ni ve hemen yanıbaşındaki koyu izleyebilirsiniz.

Buraki işiniz bittikten sonra, kalenin önünden geçen yolu takip ederek önce İstanblue evlerine, sonrasında da Golden Beach’e varacaksınız. Bungalowlarda konaklayabileceğiniz, ATV’lerle doğa turu yapabileceğiniz ve tesise ait şirin koyda denizin tadını çıkarabileceğiniz bu yere daha çok Haziran ayından sonra gitmenizi tavsiye ederim.

[wpg_thumb]

Paylaşın...Print this pageShare on Google+Share on TumblrPin on PinterestTweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir