Abant Gölü

abant gölüAbant gölü mucizevi bir yer… Tepelerin arasına yayılmış, kendi halinde, huzurla ışıldayan bir göl düşünün… Gölün hemen üstünde derin çam ormanları yükseliyor. İçinde kaybolmak isteyeceğiniz, tatlı-serin bir esintiyle gölgesinde yürüyebileceğiniz, temiz hava ve saf huzurdan oluşan ormanlar bunlar. Bazen kendi halinde şırıldayan dereler, bazen de usulca göle doğru meyleden yer altı kaynakları karşılıyor sizi. Dünyanın çam ve çiçek koktuğu bu tatlı su kenarı, gerçek olduğuna inanamayacağınız bir masal ülkesi gibi…
Abant Gölü’ne gelmek için, Ankara yönünden geliyorsanız, otobanda Bolu(Batı) sapağını geçtikten 12-13 kilometre sonra Abant dönüşüne varacaksınız. İstanbul tarafından geliyorsanız da Bolu’ya varmadan Abant dönüşü sizi karşılayacak. Buradan yaklaşık 40 kilometre ilerde Abant Tabiat Parkı karşınıza çıkıyor.
Abant’a varmadan biraz bu yoldan bahsedelim. 15-20 km sonra bu yol üzerinde butik oteller başlıyor. Sol tarafınızda kalan küçük derenin kıyısındaki bu şirin otellerde kalmak, güzel bir hafta sonu tatili için iyi bir alternatif olabilir. Bunlardan biri, kalmadığım ancak restoranında bir şeyler içme fırsatı bulduğum Yeşilev’den biraz bahsetmek isterim. Abant’a giderken 20. kilometre civarında yolun sağ tarafında kalıyor Yeşilev. Mimarisiyle mutlaka gözünüze çarpacaktır zaten. İnanın bana içi daha güzel. En azından bir şeyler içmek için buraya uğrayın derim. Birbirinden güzel ve farklı temalara sahip apart evlerini de büyülü bir dinlence için tavsiye edebilirim (hayalevi, neşeli ev, rüya evi…).
Abant Tabiat Parkı’nın girişi ücretli. Burası için cüzi bir ücret ama bilmenizde fayda var. Gölün kıyısını arabanızla gezmeniz mümkün. Bunun dışında fayton ve lunaparklardakilere benzeyen bir tren gibi alternatifleriniz de var (Fayton biraz pahalı, ben olsan trene binerdim). Kondisyonunuza güveniyorsanız otellerden bisiklet de kiralanabiliyormuş. Gölün çevresinde vakit geçirilebilecek birbirinden farklı çok fazla yer var. Size tavsiyem şöyle olacak: Parkın girişinde arabanızdan inin ve gölün kıyısında biraz vakit geçirin. Buradaki iskelelerden inanılmaz manzaralar yakalayabilirsiniz. Sonrasında ise gölün karşı kıyısındaki minyatür yaylalarda yürüyüş yapın (Ordulu olduğum için bana minyatür geliyor J). Dilerseniz ormanın içine doğru giden patikaları da keşfedebilirsiniz.
Yiyecek için benim önerim tedarikli gelmeniz ve geziyi piknikle birleştirmeniz. Ancak dilerseniz Büyük Abant Oteli’nin göl kıyısında çok güzel bir restoranı var. Özellikle iskelesinde yenilen yemeğin tadı olağanüstü manzarayla birleşince karnınızla birlikte ruhunuz da doyuyor. Biz alabalığından çok memnun kaldık. Lakin fiyatlar bütçeye göre değişmekle birlikte bize biraz yüksek geldi. Ama manzarayı düşününce her kuruşuna değer diyor insan.
Oradan biraz da ileride daha bütçenize daha uygun olduğunu düşündüğüm ocak başı benzeri bir yer daha var. Ancak bahsettiğim restoranla karşılaştırınca bana pek cazip gelmediğini söylemeliyim. Ben zaten mangal keyfinden yanayım.
Abant Gölü, hem günübirlik gezinti hem de hafta sonu tatili için çok uygun bir yer. Yoldan kaçmıyorsanız İstanbul’dan 3-3,5 saatte buraya varılabilir. Ayrıca çevrede yer alan Yedigöller vb. yerleri de gezebilirsiniz. Abant Gölü keşfetmeniz için sizi bekliyor.

[wpg_thumb]

Paylaşın...Print this pageShare on Google+Share on TumblrPin on PinterestTweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir