Denizin İstanbul’la Buluştuğu Köy: Garipçe

İstanbul’a yakın bir kıyı köyü Garipçe. Dinlendirici, huzur veren bir havası var. Genelde insanlar Kaşıkara’da kahvaltı etmek için geliyorlar buraya. Kaşıkara, küçük bir koya yapılmış üç katlı betonarme bir binası olan genişçe bir mekan. Mimarisi güzel değil, öyle otantik bir havası da yok. Ama süper kahvaltısı ve güzel balığı var. Bir de ömürlük manzarası var. Üst katı methediyorlar ama biz kıyıda dalgaların küçük şıpırtılarını duyarak vakit geçirmeyi tercih ettik. Gecesini de gündüzünü de gördük. İkisi de bir başka güzeldi…

Tabii Garipçe bundan ibaret değil. Kaşıkara’nın sağ tarafında tepeye yukarı tırmanan bir patika var. Gündüz vakti buradan tırmanmaya başlayın… Çok dik değil, rahatça çıkılıyor. Size tavsiyem 10 metrede bir dönüp manzara bakmanız. Her seferinde farklı birşeyler görecekseniz emin olun. Yeterince yükseğe çıktığınızda arkadaki Rumeli Fenerini, yolun sonuna doğruda Boğaz’ın içlerini görebileceksiniz. Bu yer o kadar sessiz ki geçen gemilerin motor gürültülerini bile duyabileceksiniz.

Koyun diğer tarafında Cenevizlilerden kalma bir kale var. Malesef benim gezme fırsatım olmadı. Umarım bir dahaki sefere…

Bu arada Kaşıkara’nın sahibi Ali Abi’yle mutlaka tanışın. Zaten muhtemelen o sizinle tanışacaktır. Çok kalender insan ve acayip bir şekilde Atatürk’e benziyor. Muhabbetine doyum olmuyor.

[wpg_thumb]

Paylaşın...Print this pageShare on Google+Share on TumblrPin on PinterestTweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir